Kitchen Porter iş görüşmesinde “Tell me about a time you helped a customer or service user” sorusuna nasıl cevap verirsiniz?

Kısa cevap

Durum → Eylem → Sonuç. Durum, eylem, sonuç.

“Tell me about a time you helped a customer or service user”, Birleşik Krallık'taki Kitchen Porter iş görüşmelerinde en sık sorulan sorulardan biridir. Burada basit bir cevap yapısı, kendinize göre uyarlayabileceğiniz örnek bir cevap ve Türkçe konuşanların bu soruda sık yaptığı hataları bulacaksınız.

Soru

Tell me about a time you helped a customer or service user.

Cevabınız için basit bir yapı

  1. Durum: Müşterinin ya da hizmet verdiğiniz kişinin kim olduğunu ve neye ihtiyacı olduğunu bir iki cümleyle söyleyin.
  2. Eylem: Yardım etmek için SİZİN ne yaptığınızı adım adım anlatın. Küçük ve pratik adımlar da yeterlidir.
  3. Sonuç: Nasıl sonuçlandığını söyleyin: kişinin nasıl hissettiğini ya da neyin değiştiğini. Bunun sizin hakkınızda ne gösterdiğiyle bitirin.

Örnek cevap

A customer with a serious allergy asked if their meal could be made safely. The chef asked me to bring out freshly cleaned equipment and boards that had not been used that day. I washed and dried everything separately and kept it apart from the other pans. The meal went out safely and the customer thanked the team.

Bu neden işe yarıyor: Durum, eylem, sonuç. Eylemler küçük ve pratik; cevap kişinin nasıl hissettiğiyle bitiyor.

Örnek cevap İngilizce, çünkü iş görüşmesinde bunu söyleyeceksiniz. Açıklamalar Türkçe, böylece kendi cevabınızı kolayca hazırlayabilirsiniz.

Türkçe konuşanların bu soruda sık yaptığı hatalar

  • Relative clause order
    Bundan kaçının: Yesterday finished I the report which to client we sent.
    Bunun yerine: Yesterday I finished the report which we sent to the client.
    Türkçe'de ilgi cümleleri isimden önce gelir, İngilizce'de ise "which/that" ile isimden sonra gelir.
  • Formality mismatch in business settings
    Bundan kaçının: My dear esteemed sir, I humbly request your consideration.
    Bunun yerine: Thank you for considering my application.
    Türkçe'de iş yazışmalarında çok resmi kalıplar kullanılır, ama İngilizce'de daha sade ve doğrudan olmak tercih edilir.
  • Direct translation of "yapmak" as "make" or "do"
    Bundan kaçının: I made a mistake and I will make my best to fix it.
    Bunun yerine: I made a mistake and I will do my best to fix it.
    Türkçe'de "yapmak" her yerde kullanılır, ama İngilizce'de "make" ve "do" farklı durumlarda kullanılır.
  • W sound difficulty
    Bundan kaçının: Pronouncing "work" as "vork" or "weather" as "veather"
    Bunun yerine: For "w" round both lips without touching teeth; for "v" touch upper teeth to lower lip
    Türkçe'de "w" sesi yoktur — dudakları yuvarlayarak "v"den farklı bir ses çıkarın.

Birleşik Krallık'taki Kitchen Porter pozisyonları için not

Birleşik Krallık'ta kitchen porter (mutfak yardımcısı) iş görüşmelerinde güvenilirlik, temel gıda hijyeni bilgisi ve mutfak doluyken tempoya ayak uydurmanız değerlendirilir. Bulaşık işinden, temiz ve boş tezgâhlardan ve aşçılara istemeden önce yardım ettiğinizden söz edin.

Sık sorulan sorular

“Tell me about a time you helped a customer or service user” sorusuna cevabım ne kadar uzun olmalı?
Yaklaşık 45–60 saniye yeterlidir. Konudan sapmamak için yukarıdaki yapıyı kullanın ve ana fikrinizi söyledikten sonra durun.
“Tell me about a time you helped a customer or service user” sorusuna cevap vermek için mükemmel İngilizce gerekir mi?
Hayır. B1–B2 seviyesinde açık ve düzenli bir İngilizce yeterlidir. Görüşmeyi yapan kişi için sizi anlamak, kusursuz gramerden daha önemlidir.
Cevabımı kelimesi kelimesine ezberlemeli miyim?
Hayır. Metni değil, yapıyı öğrenin. Ezberlenmiş cevaplar yapay duyulur ve ek sorularda kolayca dağılır. Kendi kelimelerinizle, sesli olarak çalışın.

Kendi cevabınızın nasıl duyulduğunu dinleyin

Bu soruyu sesli olarak çalışın ve hemen kendi dilinizde dürüst geri bildirim alın. Başlamak için hesap açmanız gerekmez.

Ücretsiz mülakat kontrolünü başlatın

What this site cannot tell you

These pages describe what interviewers commonly look for. They cannot tell you what a specific interviewer decided, and nothing here guarantees an interview, an offer or a visa. Practising is preparation — it shows you what to fix next.